AKP gibi halkın oyunu ve takdirini bu kadar kazanmış bir partinin geçmişte örnekleri yaşanan liderin partiyi bırakıp cumhurbaşkanı olmasıyla partinin dağılması tehlikesi ile karşı karşıya kalacağını beklemek ve düşünmek Hamlet'in söylediği ikilemden olmamayı seçen tembel ve korkak insanların sahip olabileceği davranışlardır. Partinin sadece içinde bulunduğu konjektürel durumdan ziyade geleceğinin de planlandığının göstergesi bu günün sansasyonu olarak ortaya atılan geçmişte planlandığı aşikar Numan Kurtulmuş Genel Başkanlığı olarak karşımıza çıkmaktadır.
AKP tüzüğünde milletvekili adayı olabilmenin tek sınırlandırması sadece 3 dönem aday olabilmektir. Günümüz AKP'sinin mevcut genel başkanı ve başbakan 3. dönem adayı olarak seçilmiş millet vekilidir. 3 Dönem milletvekilliği parti dinamizmini koruma gerekçesi olarak sunulsa da bunun da arkasında siyasi çıkar ve çekişmelerin olduğu düşünülmektedir. Numan Kurtulmuş isminin AKP den uzakta anılmasının ve halkın desteğini toplayacak eylemlerde bulunarak daha demokrat, halkın sorunlarına değinen, halka yakın, kimi zaman muhalif bir lider imajı oluşturmasının nedenini AKP'nin gelecek başkan adayı olarak lanse edilmesiyle görebiliriz. Mevcut AKP yönetiminin görev süresi tamamlandığında görevi devralacak yönetimin 3 dönem limitine takılmaması için böyle bir çözüm yolu üretildiğini düşünmek çok da kurnazlık gerektirebilecek bir eylem değildir.
AKP ne kadar düzenli, planlı, disiplinli, istikrarlı ve hırslı olduğunu bir daha ispatlamıştır. Oluşacak yeni yönetim belki de yeni AKP olarak sunulacak ve yapıldığı düşünülen hataların tekrarlanmayacağı halka idrak ettirilerek yeni parti simülasyonu oluşturulacaktır. Yeni kan yeni hedefler daha demokrat bir AKP profili aday olunacağı düşünülen Porf. Dr. Numan Kurtulmuş ile sağlanabileceğe benziyor.
AKP geleceğin, partinin dağılmasını engelleyecek lideri ve kurtuluşu olarak sayın Kurtulmuş'u görüyor. Numan Kurtulmuş genel başkan olur mu? Numan Kurtulmuş için AKP Genel Başkanı sıfatı uzak görünüyor gibi dursa da, ihtimal dahilindedir. AKP genel başakanı olduğun da parti için bir Kurtuluş formülü olur mu? Kestirmek zor olsa da, yapılan bu kadar hatayı telafi etmesi için başkan adayının çok çalışması gerekecek ve sarf edeceği çabaya rağmen düzeltememe ihtimali de ufukta görünen bir olumsuzluk olarak karşısında kara bir duvar gibi duracak. Duvar yıkılır mı? bilinmez, ama bu süreçte başkan olduğu taktirde Kurtulmuş'un çok çalışması gerekecek. Ne diyelim, Hayırlı olsun mu!
28 Haziran 2012 Perşembe
7 Haziran 2012 Perşembe
Glass Full Not Empty!
Rodeo; cesaret, güç, çeviklik gerektiren zor bir spordur. Rodeo geleneksel bir spor olmadan önce hayvanları damgalamak için toplamak işlemidir, rodeo yıllar içinde gelenekselleşerek bir spor ve bir yarışmaya dönüşmüştür gerçek anlamının dışına çıkmış anlamını yitirmiştir, anayasa komisyonunun çabalarını bir rodeo düellosuna benzetmek de anlamı çarpıtmak ve içeriği yok saymaktır. Asıl odaklanılması gereken konu anayasanın içeriğidir, yapılırken oluştuğu düşünülen çekişmeler değil. Anayasanın yapılamayacağı alttan alttan bir mesaj olarak verilmek istenirken asıl ve önemli olan nokta olan anayasanın içeriği tartışma dışına çekilmek istenmektedir. Konu anayasanın bu komisyon ile yapılıp yapılamayacağı değil, anayasanın içeriği ve bu komisyonun desteklenerek ve toplumsal bir baskı ile özlenen, beklenen, ve istenen sivil anayasanın bu komisyona yaptırılması gereği ve verilmesi gereken çabalar olmalıdır. Söylemler anayasanın yapılamayacağı yönünde olmaktan ziyade, komisyonu anayasa yapmaya teşvik etmelidir, olumlu düşünce içermelidir, bardak boş değil dolu demelidir. Bu sporun sadece rakibinden daha fazla vahşi hayvan üzerinde durmak kısmıyla ilgilenmek sadece bu yönünü görüp yarış kısmını dile getirmek bardağın boş kısmını görmekten başka bir şey olamaz en iyi niyetli ifade ile. Siyasetin bir yarış olduğun doğruluğu kadar onu rodeo ile benzeştirerek siyaseti vahşi bir yarış gibi göstermek de o denli yanlıştır. Sayın Ali Sirmen 07.06.2012 Cumhuriyet Gazetesi köşesindeki yazısında pesimistik bir bakış açısıyla okurlarını beklentisizleştirmek amaçlı bir yazı kaleme almış diyerek anayasa komisyonunun sayın Sirmen'in düşündüğü gibi başarısız olmayacağına inanmak istiyorum. Komisyon anayasa yapamaz demek oyun bozuculuk yapmaya benziyor, bekleyelim görelim, yapmaları için destek verelim, bu komisyon bunu yapabilir diyerek cesaretlendirelim, onları bu konu da teşvik edelim, caydırmak yerine. Özgür, eşit ve sivil bir anayasayı bu ülkenin her vatandaşı anasının ak sütü gibi hak ediyor ve yıllardır da bekliyor.
Öyle bir anayasa olsun ki;
gazetecilerin fikir ve düşünce özgürlüğü,
kadınların örtünme özgürlüğü,
çocukların çocukça yaşama, eğitim ve sağlık hakları,
emeklilerin refah içinde yaşayabilecekleri kazanımları,
işçinin ve emekçinin iş hakkı,, sendikal hakları,ve grev hakkı,
kadınların hakları,
eşcinsellerin cinsel tercih özgürlüğü,
din ve hürriyet özgürlüğü,
çevre ve doğa koruma kanunları,
tarım ve üretim programları,
et, balık, süt ve süt ürünlerinin yerli üretim teşviği,
kız çocuklarının tecavüze uğramasının meşrulaştırmayı ağır yaptırımla onları koruyan,
vatandaşına vergilerinin karşılığında hesap vermeyi,
öğretim görevlilerine ve üniversitelere özgürce araştırma yapabilme hakkını,
suçsuz vatandaşın masumiyetinin ortaya çıkacağı şeffaf bir yargılanma ve adalet sistemini,
kürt vatandaşların kültürlerini özgürce yaşayabilme hakkını,
korusun ve kollasın.
Bu anayasa yapılamaz demekle yapılamaz, asıl söylemin içinde bu kriterlerin kullanılması ile istenen ve beklenen anayasanın nasıl olması gerektiğidir, yapılamaz demek değildir. Olumsuz ve yıkıcı düşünmenin bu güne kadar ülkemiz ve insanlarımız için hiç bir getirisi ve artı değeri olmadığını hepimiz tecrübe etmiş bulunmaktayız. Artık yapıcı düşünmek zorundayız, üreten ve hakça eşit bir şekilde üretim girdisini paylaşan bir ülke de kardeşçe, özgürce, mutlu, huzurlu, ezmeden, ezilmeden, sömürülmeden, sömürmeden, ölmeden, öldürmeden, insan haklarının kazanımlarıyla, ve insan haklarını gasp etmeden yaşamak için.
Şimdi asıl soru şu olmalı;
Bardağı dolu mu görmeli, boş mu?
Soralım, bardak dolu mu, boş mu?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)