27 Mart 2012 Salı

Unhappiness & Revenge!

Mutluluk her insan için olmalı, başkalarının mutluluğunu çalmayan, sömürmeyen her insan mutlu olmalı, en önemli ve büyük hak insan için budur! Peki mutluluk hırsızlarının mutsuzluğu mu mutlu eder?  İnsan onun sevdiklerinin mutsuzluğu üzerine mutluluk kurulabilir mi? İşte en büyük haksızlıkların yıllarca sürmesine neden olan da budur, kendini tatmin, sana yapılanın iki katını karşındakine yap duygusunun adı işte intikamdır. İntikamların nedeni de insanın düşünmeden bir refleksle yapılan saldırıyı karşıya çevirme ve daha çoğunu uygulayarak acılarını bu şekilde dindireceğini bastıracağını düşünmesidir. Böylece duyguların esirin de mutluluk hırsızlarının maduru kişi de hırsıza döner. Dökülen kan yerde kalmaz, kanı kan temizler! Bu düşünceler karşısın da lamba da titreyen alev gibi üşümemek elde değil . Analitik düşünce, mantık, diyalektik ortadan kalkar ve faşizme faşizmle cevap verme gibi ironik bir durum ortaya çıkar.

Ne demek istediğimiz bile anlaşılmadan, yazılanlar ve söylenenler düşünülerek algılanmadan düşünce ne olursa olsun intikam değerlerini reddeden, o intikam düşüncelerine rahatsızlık veren her düşünce hemen kaldırılıp atılıyor, reddediliyor, ve o faşizm den de nasibini alıyor. Ne demişti üstat yıllar önce; "Düşünüyorum öyleyse varım!". Bu söz değişiyor hatta değişmiş günümüz de "İntikamım, var öyleyse varım". Hem imtikam alınmak istenir hem de yaşanamamış fantezilere ulaşmak istenir. İntikam alındığın da hiç birşey bitmeyecektir aksine, her şey yeniden başlayacaktır ki yıllarca süregelen ezilme ile özlemle yaşanmak istenen ama yaşanamayan duyguların yaşatılabilmesi için bir zamanlar mutluluğu çalanların yaptıkları yapılır ve kendi mutluluğu için intikamını amasına rağmen başka mutluluklar gasp edilir. Aslında sistem değişmediği sürece ezilen bir gün ezenin yerini alır ama o da bir ezen olur, ve kendisine yapıldığı gibi ezmeye devam eder, tabi ki bu ezilenler de bir gün ezerler. Bu kısır bir döngüdür, üretilen tek şey intikamdır. Asıl doğru olan, gerçek aranmaz sadece sistemin devam etmesi için ezilenlerin hakkını aldığı savunular. Asıl olan aranmalı gerçek aranmalı, mutluluk gaspla değil gerçekte var olduğu sevgi ile aranmalıdır. İntikamla aşılanan aslında mutluluk değildir, bu bir tatmindir. Bu tatmin etme duygusu gerçek mutluluğun yerine koyulan bir simülasyondan başka birşey değildir. Böylece gerçek mutluluğu unutturma ve mutlu olmayı istemekten caydırma ile mutluluk aranmaz ve mutuuk yaşanmaz olur. Yaşatılmak istenen mutluluk simülasyonu ile asıl hedeflenen amaç yerine getirilmiş, sistemin sürdürülmesi ve doğruymuş gibi yaşatılamsı sağlanmaktadır. Ezen ve ezilenin yer değiştirmesi ile hedeflenen ezilenin hakkını alması değildir ya da herhangi birinin. Haklar zaten sistem tarafından elde tutulmaktadır ezen bu haklara sahip değildir ki ezilen bu hakları ezenden geri alabilsin. İntikaml almak duygusu baskın olduğu ve bu simülasyonun farkına varılmadığı sürece ne sistem değişecektir ne de kimse hakkını ve en önemlisi de mutluluğunu geri alabilecektir. "Keser döner sap döner gün gelir hesap döner" söylemi de sistemi korumaya çalışmanın en basit göstergesi olmaktadır.

İnsan haklarını savunanlar insan haklarını gasp ederek amaçlarına ve istedikleri değerlere ulaşamaz. Bu zaten faşizmin kendisidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder