Şu güzelim bahar günlerinde ülkemizde barışın konuşulması, siyasete baharın gelmesi vicdanı olan herkesi mutlu ediyor. Yıllardır kanayan bu yaranın artık tedavi edilmesi günümüzde olmazsa olmaz bir gerekliliktir. Keşke diyor insan, keşke daha önce halledilseydi bu sorun. Artık keşke dememek için hepimizin önünde bir fırsat duruyor.
Peki neden şimdi? Diye sormak ihtiyacı da ortaya çıkıyor. Belki şartlar çözüm için günümüzde olgunlaştı. Belki de bu bazı güçlerin ihtiyaç duyduğu bir gerekliliktir. Iyimser olup ilk olasılığı düşünmek, baharın etkisiyle mutluluğu tercih etmekten kaynaklanıyor ya da gerçekten buna inanılıyor olmaktan ileri gelen bir sonuç olabilir.
İkinci senaryoyu biraz açacak olursak siyasette her olasılığın olabileceğini ve spekülasyona açık olduğunu görebiliriz. Hadi biraz şeytanın avukatı olalım.
Neden şimdi, neden bu gün? Herşey güllük gülistanlık mı? Şartlar gerçekten olgunlaştı mı?
Ekonomik kriz günümüzde ülkemizin ya da bölgenin bir sorunu değildir sadece, artık küresel bir krizdir. Resme büyük çerçeveden bakabilirsek artık kapitalizmin oldukça sıkıştığını sömürü kanalı kalmadığını görebiliriz. Dünya da sömürülmeyen toprak insan ve halk kalmadı. Yıllardır kapitalizmin ugrayamadığı hatta kaçtığı bir coğrafya artık paranın ışığı ile aydınlanan gözlerin görüşüne girdi. Bir kazma bile vurulmamış bir bölge artık oldukça cazip gelmektedir. Bir de geleceğin dünyadaki sorununun uğramayacağı bir cografya düşünün. Gelecek 30 yıl içinde dünya genelinde bir su sıkıntısı sorunu olacağı son araştırmalar sonucunda bilim adamları tarafından yapılan açıklamalarda görülmektedir. Küresel ölçekte yıllardır medeniyetlerin yaşam merkezi olan bu coğrafyanın tercih nedeni güzelliği ve havasının temizliği degildir. Tercih edilmesinin nedeni bu coğrafyanın oldukça verimli olmasından ileri gelmektedir. İnsanlar sömürülmemiş, toprak ve kaynaklar bir hazine olarak sahiplenililip paylaşılmamıştır. Şimdi kapitalizmin gözü bu toprak, kaynak ve insanlarda. Sorunun çözümü ile yeni yatırım ve istihdam olanakları adı altında kapital bu bölgede yeni bir pazar elde edecektir. Liberal dünyada bu kaçınılmaz bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bilinmeyen yeraltı kaynakları sorunun çözümünden sonra bilinir olacaktır. Tükenmeyen su kaynakları sorun öncesinde elde edilecek. Sorun nedeniyle üretime katmayan iş gücü sömürülmeye başlanacak. Kazma vurulmamış topraklar betonla örtülecek ve temiz hava üretim dumanları ile kaplanacak. Barışın bahar havası dumanla kaplanacak.
Ülke ölçeğinde yeni projeler yeni inşaatlar yapılacak. Ucuz iş gücü kullanılabilir hale gelecek. Küresel güçlerin yönlendirmesi olmasa dahi ülkenin kapital hesapları yine bu kaynakları kullanmak için sorunu çözmeye itecek kendi kendini. Dünya % 1 büyürken % 2 nin ülke için sert fren olarak yorumlanması büyüme için yeni yönelimlerin gerekli olduğunu göstermektedir.
Görüldüğü gibi sorunun çözümü nedenleri farklı olsa da ülke ekonomisinin büyümesine katkı verecektir. Bu da küresel anlamda kapitale hizmet edecektir.
Sorun çözüm nedeni ne olursa olsun çözülmelidir. Gerek bölge gerekse ülke halkı için bu bir gerekliliktir. Kazanan sadece kapitalizm olmayacak ve verilen haklar insanlar için, daha iyi bir geleceğin umudu olacaklardır. Ama bu geniş çerçeve ile bakılarak gelecekte ortaya çıkabilecek sorunlar için hazırlıklı olunmalıdır. Verilen haklar da gelecek sorunların çözümü için önemli birer mücadele aracı olacaklardır.
Sureç ve çözüm hepimiz icin hayırlı olsun. Umarım yeni bir bakış açısı getirebilmişdir. Moral bozukluğuna ve telaş a gerek yok. Süreç ülkemize ve bölgeye bir bahar getirecektir. Sadece biraz daha geniş düşünmek ve ortaya çıkabilecek sorunlara kafa yormak daha sağlam adımlarla yürüyebilmek için yardımcı olacaktır.
Desteği ve çabası için sayın Başbakanımız a teşekkür etmek gerekir. Teşekkürler Başbakanım ne olursa olsun çözüm icin çabaların ve destegin için.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder