Medyanın özgürlüğü üzerine düşünüldü, tartışıldı ve konuşuldu, sonuç hep aynı. Değişen bir ey olmadı herkes kendi görüşünü söyledi ve savunmaya devam ediyor. Medya da büyümeye devam ediyor.
İTÜ de asistanların 50/d kadrosunun şartlarının değişmesi ile kadrodan ve işten çıkarılmaları medyada yeterince yer bulmadı. Yer bulabilen haberler ise oldukça rezalet denebilecek şekilde insanların haklarını elde etme mücadeleri gibi kutsal bir direnişle dalga geçmekteydi. Protestodan, alınan hakların geri istenemsinden ziyade haberde kampüs için de ki yeşil doğa örtüsünde bulunan bir kelebeğe dokunmak isteyen bir öğrencinin resmi direniş resmi olarak verildi. Kelebek görenleri büyülemiş. Ne kelebeği, belgesel mi çekiyorsunuz? Ya da üstlerinize çaktırmadan görüntüleri belgesel kanallarına mı satacaksınız? Asistanlar bu haber üzerine balonlardan kelebek kanatları takarak, hem bir gönderme yapmak istediler hem de, kelebekler direnişten ve haklardan önemliyse bizde kelebek olduk bizim sorunlarımıza da değinin demek istediler bir nevi.
Görüldüğü üzere kapitalin medyası hiç bir zaman gerçek ve doğruyu göstermedi ve de göstermeyecek de. Buradan genç gazeteci ve iletişimci arkadaşlarıma seslenmek istiyorum, bırakın bu yalanın doğrumu gerçek mi olduğunu. Siz gerçekten doğruları ve yalnız doğruları görün ve göstermeye çalışın.
İTÜ de haklarını arayan mağdur asistanların da dediği gibi direne direne bir gün mağdur insanlar kazanacaklar. Tek başına da değil hep beraber kazanacaklar. Hakların geri iadesi konusun da bir çözüm bulunmadığı taktirde bunun bu direniş günlerin de derin yaralar açacağı ve ülke genelindeki direnişle bütünleşerek bir gün daha büyüyeceği direnişin aşikardır. İTÜ de ki direnişi selamlamak ve haklarının bir an önce iade edilmesini istiyorum. Umarım özgür medyanın güçlü olduğu günler görürüz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder