3 Kasım 2012 Cumartesi

Medya Free?

İletişen Değil İleten Medya

İletişim kurabilmek ne kadar da kolaylaştı günümüz de. 14 milyar yaşında ki dünyamızı düşündüğümüzde çok değil yüz yıl öncesine gidildiğinde iletişimin zorlukları hakkında sayısızca şey söylenebilir. 20. yüzyılın başında sadece gazete ve radyo ile kısıtlı olan iletişim günümüzde televizyon, internet, bilgisayar ve bilişim teknolojilerinin gelişmesi ve yaygınlaşması ile akıl almaz derece de en ücra köşede ki insana bile ulaşmada dünya da büyük bir silah haline geldi. İletişim araçları doğası gereği etkili birer kodlama aracına dönüştü. Verilmek istenen mesajı kodlamak yeterli, toplumların kılcal damarlarına kadar işleyen taşeron düşünürler bu mesajları sağlam görünen ayaklar üzerine kuruyor gibi görünerek toplumu içten fethederler. Ama kurdukları ayaklar en ufak bir rüzgarda sallanmaktadır, ki etrafına rüzgar panelleri kurmak ile asıl olan ve kaçınılmaz olacak olan yıkımın yaklaştığını gizlemek isterler. Bazen ayakların etrafı o kadar güçlü kapatılır ki, ayak içeride çürüse ve çökse bile dışarıdaki makyaj asla orada bir ayak olmadığını göstermez bunu hep gizler.

Siyaset malumunuz, bir de siyasal iletişim vardır ki bu da günümüzün şartlarında ortaya çıkan yeni bir terimdir. Siyasal iletişim; siyasi amaçlar doğrultusun da kitleleri ikna etmek, desteklerini almak ve katılımlarını sağlamaya çalışmak uğraşının adıdır günümüzde. Siyasal iletişim kavramının siyasetin en sevdiği kelime olan propaganda kelimesini bile aşabilen bir derinliği vardır. Propaganda eti etme kavramı iken iletişim ise bir danışmanlık kavramı olarak daha kapsayıcı bir şekilde karşımıza çıkıyor. İletişim kitleleri daha fazla hedef alır ve etkiler hale geldi. Günümüzde iletişim araçlarının bu etkinliği ile tek yönlü propagandanın olması ve hala çalışabilmesi düşünülemez bir gerçekliktir. İletişim tek yönlü propaganda yerine karşılıklı diyaloğu çağrıştıran bir anlam içermektedir. Katılımcılık ve saydamlık günümüz siyasetinin vazgeçilmezleri olmuştur. Bu iki kavram eski siyasal eğilimlerin, tek tip ve dayatan anlayışın yerine karşılıklı diyalog halinde iletişilecek olanın talepleri doğrultusunda bir mesaj hazırlanması da yeterince sağlandığında başarıyı ve siyasetin kaybettiği değeri yeniden sağlayabilir.

Peki siyaset bunu nasıl yapar insanlar anlamadan? Siyaset iletişim silahını nasıl kullanır?
Güçlü olan siyaset de söz sahibi olanlardır, bu kesimler her alanda iktidara sahip olan kişilerdir, muhalefetin lideri bile güçlü olandır. Siyasal düşünce kendini hedef kitleye anlatabilmek için karşılıklı diyalog içinde olamayı, onların sorunlarını dinlediğini göstererek ortaya koymaktadır. Artık iletişim çift yönlüdür. Böylece daha etkili bir hale gelmektedir bilişim teknolojilerinde ki gelişmeler nedeniyle. Siyasal iletişim günümüz de etkinliği hiç tartışmasız derecede çok güçlü olan medyayı etkilemek ve mesajlarını bu yolla hedef kitleye ulaştırmak, etkilemek ve geri dönüş almak çabasındadır. Siyasal gruplar her alanda kendi hedef kitleleriyle katılımcı ve saydam bir iletişim kurmak çabasındadır ki siyasal güce sahip olabilsin. İleşim, kitleleri uyarmak için kullanılan araçların kullananlar tarafından gerçeğin değil de verilmek istenen mesajın nasıl iletişim araçlarıyla aktarılacağıyla ilgilenir. Gelelim medyaya, tabi ki güçlü olanın yumruğu altında ezilmemek için kendine söylenenleri verilen mesajları istenilen doğrultuda iletmek görevindedir medya. Medyanın görevi iletişim değil iletimdir. Medya var olan siyasi güçlerin etrafında nemalanmak istercesine kümelenmiş bulunmaktadır. İletim görevi olan medya iletişim olarak kendisini kullanmak isteyen duyarlı ve gerçeği ifade etmek isteyen düşünceleri de sindirmektedir.

Medya özgür müdür? Medya özgür olmak istemiyor ki medyanın görevi ve amacı verilen mesajı iletmektir, medya asla özgür olmak çabasında değildir ve doğası gereği bir özgürlük arayışında bulunması da görevi değildir, böyle bir arayış içinde olması da beklenmemelidir. Medya özgür olamaz, çünkü medya bir sermayenin sahip olduğu hazinedir, ve sermaye bu hazinesinin güç karşısında erimesini değil hatta daha fazla büyümesini istemektedir gücün yanında olarak. Tabi ki güç ekonomik güç ile çok yakından alakalıdır. Güç medyanın sahibi olan sermayenin kaynağıdır ve böyle bir kısır döngü var olduğu sürece medyanın özgür olmasını beklemek, ve asıl işi olan iletimden vazgeçmesini beklemek akıl dışı ve mantıksızdır.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder