8 Kasım 2011 Salı
Deprem öldürmez, Kişilik duvarı öldürür!..
Bir kişilik ki kendi hayatını en değerli, güzel, gerçek ve doğru görüyor, dünyasın da yaşayarak. Kendinden emin yürüyor sokaklar da, güveni tam, kişiliği ile barışık. Yürüyor, karşı cinslerine bakıyor, daha güzellerini görmek istiyor, daha güzel şeyler giymek, yemek istiyor, hep daha fazlasını ister insan doğası gereği. Her göz temasında biraz daha kendine güveni artıyor, daha çok tatmin olup mutlu oluyor. Taa ki o karşısına çıkana kadar. Dönüp şöyle bir bakılmak bir yana, farkedilmeyişi kendisini Antartika'nın eriyen buzullarıyla dolu sularında bulmasına neden oluyor. Bir an da yıkılan öz güven duvarının parçalanmış tuğlaları altında kalıyor, Van da, Erciş de enkaz altında kalmış bedenler gibi. O an kazandığı her şeyi kaybediyor, kazanılan birşey yok zaten orta da, öyle olduğunu sanmış. Kendisi kurguladığı hayatı yaşıyor ve mutlu oluyor, dışarıdan bir etki olmadığı için de üzülmüyor. Fakat kurguladığı senaryonun sürmediğini gördüğünde gerçek acıları tadıyor. Aslında gerçekten bir kurgunun parçaları olarak yaşamak zorunda bırakılıyor olmak kişiliklerin gelişmesini engellediği gibi, kurgu da ki kişisel uyumsuzluklar da dengelerin bozulmasına ve acı çekilmesine neden oluyor. Dayatılan yaşam simülasyonunun dışında kalabildiği kadar birey var olabilir aslında. Değerler, sevinçler, acılar, yargılar, amaçlar, ve kişilikler oluşmadıkça, bireyler, toplumlar mutlu olmaz, ancak onlara layık görülen mutluluklar yaşanabilir. İzin verilen kadar mutlu olunabilir. Sunulan sevinçler, üzüntüler, değer yargıları izin verildiği kadar yaşanır. Dayatılanların bir senaryo, kurgu olduğu anlaşılmalı, bireyler ve toplum bilinçlenmeli, yoksa daha çok can yanar. Somut bir örnekleme yaparsak, biz bilinçli olmadıkça müteahhitler çalmaya, belediyeler denetlememeye, mühendisler diplomalarını kiralamaya devam eder, toplumu düşünmüyorsanız, kendinizi bile düşünmüyorsanız, sevdiklerinizi, arkadaşlarınızı, dostlarınızı, ve arkadaşlarınızı düşünün ve en azından onlar için bir şeyler yapmak için bilinçlenin. Ne zaman ki bilinçleniriz, o zaman kendi özgüven duvarımızın enkazı altın çok sevdiğimiz bu dünyaya veda etmez her deprem de herşeyimizi kaybetmeyiz.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder