9 Kasım 2011 Çarşamba

Kazaya KURBAN gittiler, BAYRAM otel de!..

Nere de kaldı insan hayatına verilen önem, bu kadar mı değersiz bir insanın hayatı? Ne kadar üzülsek, ne kadar suçlasak, ne kadar keşke, ve ne kadar yaraları sardık desek de az.

Üzülsek de neden az?

Göz göre göre duvarlarında çatlakları olan, oturulabilir izni verilmemiş binaların sanki 7.2 Van da olmamış gibi kullanılmaya devam edilmesi, ve bu kullanım izninin denetim ile değil de sözlerle canlı yayınlar da ifade edilmesi sonucun da günlerdir Van'ı unutturmamak için çabalayan gazeteciler ve arama kurtarma ekipleri, bu 
kurban bayramında Van merkez de kazaya KURBAN gittiler BAYRAM otel de.

Kaza çünkü hiç bir önlem alınmamış, hatta valilik belediyeden görevli 70 denetim görevlisinin görevlerini yapılmasını durdurmuş, ayrıca otel sahipleri ise bina da ısı yalıtımı olduğu gerekçesi ile 35 kişilik yapı denetim görevlilerine izin vermemişler, ücretlerini ödememek için. Yapılmayanlar ortada iken sorunların çözülmüş gibi gösterilmesi ne kadar da ironik duruyor.

Ya siz medya mensupları, görevini yapmayan, medyayı yönlendirme aracı olarak kullanan, sorunları konuşmayanlar, çözüm yollarını araştırmayıp sorunların üzerini örtmeye çalışan, en az zayiatla atlatıldığını savunanlar, depremin teğet geçtiğini bağıranlar, yapılmayanları değil yapılanları anlatan sizler, rahat uyuyabildiğinizi düşünmüyorum eğer ki bir parçacık insanlık şerbetinden tatmış iseniz. Bu akşam o otelde o lobi de öğrendiğiniz yeni bilgileri yazarken oturan siz de olabilirdiniz, lütfen sizler de artık birazcık insanlık şerbetinden tadın. Ama sizler ora da oturuyor olamazsınız, eviniz de acaba bu gün ki yapılmayanları unutturacak yapılanları habercilik terimleri ile süslerken oturursunuz. Unutmayın sadece yapılanları yazınız da süsleyerek kaleme aldığınız, yaşadığınızı sandığınız simüle edilmiş yaşantınızı sürdürdüğünüz yerlerde bir gün sizin için de 3 metrelik enkazdan mezarlara dönüşebilir.

Yine deprem değil bilinçsizlik, işgüzarlık, bu günün işini yarına atmayıp direk yapmamaya karar vermek bizleri, yüreği olan insanları üzdü. Kendi kendimizi öldürdük, depremin öldürmediği canlarımızı bile bile o yıkılmak üzere olan binalara göndererek onların ne şehit ne de gazi değil NİYAZİ olmalarına sebep olduk. Umarım ülke olarak mutluyuzdur, huzurluyuzdur. Yaşasın başardık, bunu da başardık, helal olsun bizlere hep birlikte kazandık, ya da kaybettik mi demeliydim bilemedim? Sağ olun hepiniz bu bizim eserimiz. Durmadık işgüzarlığa devam ettik, hep beraber öldük, çünkü biz büyük düşündük!..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder