Bir kız evladınızın olması ne kadar güzel bir duygudur, yaşayanlar bilir elbette. Minicik bir prensese sahip olursunuz, onunla siz de büyürsünüz. Her gün yeni bir prenses elbisesi almak, onu şirin mi şirin giydirmek, mıncıklamak, ona sarılmak, öpmek, koklamak istersiniz. Kız evlat bir velinimettir. 18'ine geldiğin de her gün bir korku kaplar insanın içini, acaba ne zaman evlenecek ve artık evimizden gidecek? Ne kadar değerlidir, önemlidir; onun geleceğini hazırlarken en iyisi olması istenir. Özel bir önem verilir yetiştirilmesine, yaşantısına, korunur, kollanır, tek nedeni onu üzgün görmemektir. Bir kız evlat hele de babası için eşinden sonra sevebildiği ikinci kadındır.
Üzülmeleri, hele ki çocuk yaşta üzülmeleri onların bütün yaşamlarını etkiler, psikolojilerini bozar ve bu yıkım bir ömür onların omuzları üzerin de kalır. Kadınlar erkeklere göre daha duygusaldır, yaşadıkları bir travmayı atlatmaları daha uzun sürer, kimi zaman da atlatamaz ve bu travmanın gölgesin de yaşarlar.
İstismar edilen çocuklar hem aile içinde hemde sosyal çevreleri içinde yalnızdır. Acılarını tek başına yaşarlar, kimseyle paylaşamaz ve bu acıları hayatların da koyacak bir yer bulamazlar.
Kişiler arası ilişki problemleri, arkadaş bulma ve iletişim kurma sorunları, suç işleme eğilimleri, okul sorunları, bağlanma bozuklukları; kişilere aşırı bağlılık ve uzaklık bunlar sayıla bilecek bir kaç tane psikolojik etkidir.
Ya duygular; utanç, öfke, fobiler, korku, duyguların bedene yansıtılması, parçalanmış kişilik, depresyon cinsel işlev bozukluğu, farklılaşmış duygular, endişe, anksiyete, öz güven eksikliği, gelişimsel eksiklikler, intihar, suçluluk, duyguların bastırılması, post travmatik stres bozukluğu, agresyon, güvensizlik, cinsel davranış ve özdeşim de bozulma, dürtü ve kontrol eksikliği vs...
En yaygın etkisi ise çocuğun duygularının bastırılmasıdır.
Çocuk istismarı bu kadar acı ve travmayı barındırırken, bir de bunun daha da ötesini, düşünün, çocuk yaşta gelin olmak!
Çocukluk dönemi, cinsel gelişim ve bilgilenmenin henüz tamamlanmadığı bir süreçtir. Bu dönemde yaşana bilecek istismarın bir üst basamağı olan bir evlilik ise çocukta meydana gelebilecek zararı daha da ağırlaştırmaktadır. Uzun süreli duygusal ve davranışsal etkiler, korku, depresyon, kızgınlık, düşmanlık ve uygunsuz cinsel davranışlar onu ele geçirir. Bir insan, bir evlat olarak istemediği, yapamayacağı bir hayatı ona dayatmak bir suçtur ve onun özgürlüğünü, yaşama hakkını elinden almak, bilgilenme ve öğrenme hakkını yok etmektir. O evladımıza yazık değil mi bu çocuk yaşta arkadaşları koşup oynarken ve okula gidip eğitimlerini devam ettirirken bu zulmü onlara yaşatmak vicdanınıza nasıl sığıyor.
Bir gül tomurcuğunu yok etmek, bir civcivi öldürmek, bir caretta carettayı kuşun gagasına teslim etmek! Bunlar insani değerlerdir. Burada da iş yine eğitime düşüyor, eğitilmemiş, kara cahil kalmış, bir hayvan bile demek istemiyorum onların içgüdülerinde bile bu davranış söz konusu değil, bir yaratık evladını tabi ki satar bir kaç bin sigara paketi için ya da bir kaç bin kilo çay, şeker için. Eğitim şart biz bu evlatlarımızı o yaşlar da okula yollamayan evlendiren insanlara yaptırımlar uygulamadıkça, o evlatlarımızın kızlarına da aynı işkence yapılacaktır. Bilinçli bir toplum yetiştirebilirsek o kadınlar çocuklarının satılmasına izin vermez, o bilinci biraz da olsa eşlerine yansıtır ve en önemlisi gelin değil öğretmen olacak olan o kızlarımız kendinden sonra ki erkek neslini eğiterek bu çocuk istismarının önüne geçebilecektir.
Merakımdan bir anayasa araştırması yaptım ve kanunen bu tür davranışların suç olduğunu gördüm demek ki iş yine bilinçli olamaya, eğitime ve evlatları satılan annelerin biraz daha bilinçli olmasına kalıyor. Tabi ki her konu da olduğu gibi kanun ve ceza var ama uygulayan yok. İşte o kanun;
5237 SAYILI TÜRK CEZA KANUNU
* Cinsel saldırı Madde 102 - (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Suçun; a) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, (verilen cezalar yarı oranında artırılır.)
* Çocukların cinsel istismarı Madde 103 - (1) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismar deyiminden;
a) On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış.
* Reşit olmayanla cinsel ilişki MADDE 104 (1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, on beş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikâyet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
* Cinsel taciz MADDE 105 (1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikâyeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına hüküm olunur.
Unutmayın çocuk yaşlar da gelin olmasına izin verdiğiniz bebeğiniz aciz ve çaresiz bir hayat için de yaşarken ömür boyu size kızgın, öfkeli olacak ve sizi asla affetmeyecektir. Ayrıca insanlık, toplum, ve vicdanınız da sizi asla affetmeyecek. Eğer inanan bir insansanız ahiret günü de bu suçun cezasını çekeceksiniz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder